Yaşam

En çok görülen kadın hastalıkları

En çok görülen kadın hastalıkları

En çok görülen kadın hastalıkları : Uzmanlara göre çok fazla sayıda kadın hastalığı vardır. Ancak uzmanlar kadınlarda en çok görülen kadın hastalıkları olarak bir diziliş sunmuşlardır. Bunların en başında genel olarak üreme çağı ve buna bağlı oluşan hastalıklardır. Uzman doktorlarımız sıkça hatırlatıyor : ” Önemsemediğiniz veya hafife aldığınız her hastalık sizin için ciddi bir risk teşkil edebilir. Kaldı ki erken teşhis edilmemesi durumu tedavi süresini uzatabilir

1 – Vajinal akıntı

Vajinal akıntı nedir ? : Kadınlarda ergenlik döneminin başlaması ile büyük ölçüde bir hastalık söz konusu olmamasına karşın akıntı oluşabilir. Kadınlarda sıkıntı oluşturan özellikle çalışan bayanlarda sosyal aktivitesini düşüren, patolojik olduğu sanılan bu akıntı aslında fizyolojik ve enfeksiyona bağlı akıntıdır.

Ergenlik çağı başlangıcından itibaren her kadının mutlaka karşılaşabildiği vajinal akıntı sorunu fizyolojik nedenlerle ya da bir hastalığa bağlı olarak ortaya çıkıyor. Vajina duvarlarında ve içinde bulunan, rahim ağzındaki bezelerden salgılanan çeşitli sıvılar kadın sağlığı açısından gerekli olan nem ve ıslaklığı sağlar. Bu sıvılarda olağandan fazla artış ya da değişiklik oluştuğunda vajinal akıntı rahatsızlıkları görülebilir. Normal vajinal akıntı renksiz veberraktır. Sıvı yumurta akına benzer görüntüdedir ve koku yapmaz. Bu tür akıntılar uzmanlar tarafından fizyolojik akıntı olarak adlandırılırlar. Fakat yeni ortaya çıkan, koyu sarı , kahverengi, yeşil, kötü kokulu, köpüklenen, kanlı akıntılar. İdrar yaparken veya cinsel ilişki esnasından ağrı ve yanma hissi. Normal zamanlar dışından kanama gibi belirtileri olan akıntılara ise enfeksiyona bağlı akıntılar denir. Enfeksiyonların tedavileri ilaç ve vajinal tabletlerle yapılır.

Vajinal akıntı çeşitleri ve nedenleri

a ) Fizyolojik akıntılar ( En çok görülen kadın hastalıkları alt madde ) : İki adet arasındaki yumurtlama döneminde rahim ağzındaki tıkaç, spermlerin içeri girmesine izin verebilmek için sıvı hale geliyor. Bu nedenle, sanki rahim ağzı nezle olmuş gibi bir akıntı başlıyor. Bu tür şikâyeti olan kadınlar, yumurtlama dönemini takip ederek akıntının bu günlere denk gelip gelmediğini belirleyebiliyorlar. Eğer akıntılar söz konusu dönemde meydana geliyorsa herhangi bir tedaviye gerek duyulmuyor. Kadınlar fizyolojik akıntıdan rahatsız olup, aşırı titiz davranarak vajeni, antibakteriyel madde, sabun ya da su ile sık sık temizleyebiliyorlar. Oysa bu davranış vajenin florasını bozuyor, mantar ve bakterilerin üremesine neden oluyor. Renksiz ve kokusuz olan fizyolojik akıntıların bir diğer nedeni de özellikle hamilelik ve adet dönemlerinde rahim ağzının dışa dönmesi (servikal eversiyon), yara benzeri kırmızı bir görüntü alması ve salgı bezlerinin dışa dönmeye bağlı olarak daha fazla çalışması oluyor. Bu tür şikâyeti olan kadınların smear testleri normal sonuç veriyorsa, akıntı normal kabul ediliyor.

b ) Enfeksiyona bağlı akıntılar ( En çok görülen kadın hastalıkları alt madde )  : Fizyolojik nedenlerin dışındaki akıntılar ise mantar, bakteriyel vajinozis, trikomonas denilen ve bir kısmı cinsel yolla bulaşan (Klamidya, Mykoplazma gibi) enfeksiyonlar nedeniyle oluşuyor. Kötü kokulu, süt kesiği görünümlü, koyu renkli veya kaşıntıyla beraber görülen bu tür akıntıların tanısı, muayene ve gerekiyorsa kültür alınması gibi ek incelemeler sonucunda konuluyor. Bu akıntılara neden olan enfeksiyonlar tedavi edilmediği takdirde ilerleyen yıllarda üreme organlarında yapışıklık, tıkanma ya da dış gebelik gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Enfeksiyonların tedavileri ağız yoluyla alınan antibiyotikler ve vajinal tabletlerle yapılıyor. En çok görülen kadın hastalıkları başında geliyor.

2 – Adet düzensizliği – En çok görülen kadın hastalıkları arasındadır.

Düzenli olan bir adet mekanizmasında beyinden salgılanan hormonlar yumurtalıkları uyarır ve yumurta hücresi büyümeye başlar. Büyüyen yumurta hücresi östrojen ve progesteron üretmektedir. Bu hormonların etkisi ile rahim içerisindeki doku gebeliğe hazırlanmak üzere kalınlaşmaya başlar. Kadın hamile kalmadığı her ay için bu dokuyu yaklaşık 60 ile 80 ml kan ile birlikte atar. Bu mekanizma çeşitli nedenlere bağlı olarak düzensizlik gösterebilmektedir. Hormonal nedenlere bağlı düzensiz kanamalara “disfonksiyonel kanama” denir. Polip, miyom, endomterium (rahim) kanseri ve hiperlazi (rahmin iç duvarının kalınlaşma durumu ) gibi patolojik nedenlerle kanama düzensizlikleri de görülebilir. Hastanın öyküsü alınıp, muayenesi gerçekleştirildikten sonra kanama düzensizliğinin nedeni ortaya çıkabiliyor. Eğer sebep patolojikse tedavide cerrahi ön plana çıkıyor veya histereskop yöntemi ile polip ya da miyom alınır. Fonksiyonel bir kanama ise hormonlar ilaç tedavisi ile düzeltilmeye çalışılmaktadır.

3 – Cinsel Fonksiyonlar ve fonksiyon bozuklukları

Ülkemizde cinsel fonksiyon bozuklukları toplum örf ve adetleri baz alındığından pek konuşulmuyor. Bu tür karşılaştığı durumları genel olarak cinsel fonksiyon bozukluğu olarak ifade etmezler. Kadınlar doktora başvurmaları gereken durumlarda genellikle ağrı şikayeti ile başvuruyor. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanları, hastaların anatomik problemleri olup olmadığını inceler. Cinsel ilişki sırasında oluşan fizyolojik değişiklikleri anlatıyorlar. Patolojik bir sorun, endometriozis, ağrıya neden olan miyom ya da geçirilmiş bir doğum sonrası vajinal yara dokusu, cinsel ilişki sırasında ağrı yapabiliyor. Bunlar ayırt edildikten sonra eğer anatomik bir neden bulunamazsa, hastalar psikiyatri uzmanlarına yönlendiriliyor. Bu konuda yardım aldığınız hekime karşı olabildiğince şeffaf bir anlatım fayda sağlayacaktır.

4 – Kısırlık ( Üreme sorunu veya verimsizlik )

Kısırlık nedir ? : Kısırlık veya infertilite, kadınlarda ve erkeklerde tıbbî nedenlerle çocuk sahibi olamama durumu. Tıpta dilinde ” kısırlık ” – ” herhangi bir korunma olmaksızın, düzenli cinsel ilişkiye rağmen bir yıl içerisinde çocuk sahibi olunamaması ” şeklinde tanımlanır. Kısırlık sorunu erkek ve kadında eşit oranlarda görülür.

Kısırlık yine kadınlarda En çok görülen kadın hastalıkların başında gelir. Kısırlık genel olarak nedenler şu şekilde sıralanabilir. Yaşam koşullarının değişmesiyle oluşan hormonal dengesizliklerden kaynaklanabilir. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların ve endometriozis hastalığının artması ile kısırlık oluşabilir. Hastaların sosyal yaşantı nedeniyle geç hamile kalmak istemesi, hamilelikle ilgili olumsuzlukların birikmesine ve hamileliğin oluşmamasına neden olabilir. Hamileliğin oluşması için belli bir sürenin geçmesi gerekiyor.

Kişilerin bilinen bir hastalığı yoksa en az bir yıl boyunca korunmasız birliktelik öneriliyor. Sağlıklı çiftlerin yüzde 25 ’ i yumurtlama döneminde hamile kalıyor. Bir yılın sonunda hamilelik oluşmadıysa yapılacak üç temel test bulunuyor: Erkeğin sperm ölçümü, rahim içi filmi çekimi ve hormon testleri. Bu testlerin sonuçlarından elde edilen verilere göre tedavi planlanıyor. Yumurtlama planlanıp, uygun zamanda ilişkiye girme, spermin rahim içine konulması (aşılama) ya da yumurta ve spermin dışarıda birleştirilmesi (tüp bebek) yöntemi ile tedavi yapılmaktadır. Bu konuyu özellikle ifade etmek isteriz. Uzmanların en sık değindiği konu : Evlilikle çiftler genelde ilk dönem çocuk istemezler. Bu nedenle çeşitli ilaç ve korunma yolları ile engel olmaya çalışırlar. Bu durumda yapılması gereken en önemli şey herhangi bir korunma yöntemi kullanmadan doğal birliktelik sağlamaktır.

5 – Pelvik ağrılar ( En çok görülen kadın hastalıkları )

Pelvik ağrılar nedir neden ? Neden kaynaklanır ? : Pelvis alt karın bölgesinin bir parçasıdır. Pelvis’de bağırsak, mesane, rahim ve yumurtalıklar gibi organlar bulunur. Pelvik ağrı genellikle bu organlardan birinden kaynaklanan ağrı demektir. Akut ya da kronik olabilen pelvik ağrıları erkeklere göre kadınlarda daha çok daha sık görülmektedir.

En çok görülen kadın hastalıklarından biri Pelvik ağrılardır. Miyomlara bağlı ağrılardır. Miyomlar en sık ağrı ve adet düzensizliği ile belirtiler vermektedir. Rahim duvarı bölgesinde çıkan ve birçok kadında görülebilen bu iyi huylu tümörlerin birçoğunda tedavi gerekmemektedir. Ancak makat, idrar torbası gibi organlara baskı yaptığı durumlarda ve büyüdüğünde ağrıya neden olabilir. Miyomların rahim içi dokuya baskı yapması durumunda ise kanama düzensizlikleri görülebilmektedir. Bu durumlarda, cerrahi tedavi tercih edilebiliyor. Adet sancıları Rahim içindeki endometrium dokusu atılırken, rahmin kasılması ve rahim ağzı kanalından atılan pıhtılı kanın rahmin kasılmasıyla beraber oluşturduğu ağrı mekanizması birçok kadında görülüyor. Bu durumdan şikayeti olanlara, kanamayı da azaltan ağrı kesiciler verilebiliyor.

Bazı kadınlar, kanamanın azalmasından endişe ediyorlar. Oysa bu ilaçlar rahim içindeki kanamayı azaltmasına karşın fazla dokunun atılmasını engellemiyor. Ağrıyı azaltmak için doğum kontrol hapı da kullanılabiliyor. Bu hapların içindeki hormon miktarı az olduğu için rahim içi dokusu az kalınlaşıyor ve az atılıyor. Kanama az olunca, ağrı da azalıyor. Ancak aşırı ağrılı adet dönemi geçiren hastalarda endometriozisten de (çikolata kisti) şüphelenmek gerekiyor. Rahim içinde bulunan endometrium dokusunun karnın içerisindeki zarlar ile yumurtalığın içerisinde de bulunması anlamına gelen bu hastalık, 100 kadından 6’sında görülmektedir. Kesin tanısı laparoskopik cerrahi ile konulabilen endometriozis, adet kanamasının azaltılması ile tedavi edilebiliyor.

Kaynak : Google arama motoru baz alınarak çeşitli kaynaklardan bilgiler alınmıştır. Herhangi bir teşhis veya tedavi niteliği taşımamaktadır. Uzman hekiminize danışmanızı rica ederiz.